• YAZARLARIMIZ

    Prof. Dr. Şenol DANE
    Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı
    senoldane@fatih.edu.tr
    2011-05-11

    Neden Tıp Fakültesi


    Tıp Fakültelerinin Bu Kadar Popüler Olmasının Sebepleri

    Tüm dünyada insan hayatının önemi ve insana verilen değer arttıkça, sağlık hizmetlerine verilen öncelik ve önem de artmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” beyitiyle dile getirdiği gibi sağlık özel öneme sahip olma özelliğini insanlık var oldukça devam ettirecektir.

    Tıp eğitiminin bu kadar popüler olmasının birden fazla sebebi var. Bunlar arasında ülkemizde halen tıp fakültesinden mezunlarının mezun olur olmaz işsiz kalma riski taşımadan bir meslek sahibi olmaları en başta gelmektedir. İkincisi gerek ülkemizde, gerek yurt dışında doktorluk (hekimlik) mesleği her zaman göz dolduran meslek grupları arasında ilk sıralarda yer almıştır. Bunu ifade ederken her mesleğin kutsal olduğunu, dolayısıyla tüm mesleklerin insanlık için gerekli olduğunu da unutmamak gerekir. 

    Hekimliğin Önemi

    Toplumu oluşturan bireyler günlük yaşamlarının her anında gerek kendileri, gerek akrabaları ve gerek komşuları bir şekilde sağlık ile ilgili konularda hizmet almakta ve bunun hayatlarının devamı için en elzem bir şey olduğunun farkındalar. Bu nedenle doktorlar için halen yapılacak çok şey var. Bu durumu üniversiteye giren öğrenciler görüyor ve bu nedenle de tercihlerinin büyük bir çoğunluğunu tıp fakülteleri yolunda yapıyorlar. Öğrenciler üniversite bitirdikten sonra aldığı diploma ile acaba hangi işi yapsam düşüncesi yerine, hayatını devam ettirebilmek için ihtiyaç duyacağı maddi imkanlara zorlanmadan ulaşmak isteyenler için en garantili alanların başında gelmesi nedeniyle doktorluk mesleğini tercih etmektedirler.

    Bu noktada tercihlerde kazanma veya meslek garantisinin idealizmin önüne geçtiğini söylemek gerekiyor. Diğer fakülte veya yüksek okullara kıyasla meslek garantisinin en yüksek olduğu alanlardan birisi: Tıp.

    Doktorluk Tercihlerinin Sebebi

    Şu anda Türkiye’de bu mesleği icra etmekte olan veya emekli olan doktorlara konu ile ilgili bir anket yapmak imkanımız olsaydı birçoğunun günümüzdeki kadar orijinal rehberlik hizmetleri almadan, ya ailelerinin istekleri nedeni ile veya ki belki de en önemlisi üniversite giriş sınavına kadar kendi iç gözlemleri ile bu mesleğin dış görünüşü itibariyle ihtiyaç hissedebilecekleri bir çok özelliği içinde barındırmasından dolayı tercih edildiğine şahit olacaktık. Çünkü doktorluk mesleği tertip ve düzen isteyen, sürekli öğrenmeyi gerektiren, öğrenilenlerin gün be gün arttığı bir meslek dalıdır. 

    Nasıl bir öğrencilik ve meslek

    Nasıl bir doktor olunmalı sorusuna geçmeden önce nasıl bir öğrenci olunmalı sorusuna cevap vermek gerekir. Tıp fakültelerinde verilen eğitim abartılacak kadar zor olmayıp, hafife alınacak kadar da kolay değildir.

    Bu nedenle programlı yaşamayı seven, azimli ve gayretli öğrencilerin severek ve kolaylıkla okuyabileceği bir fakültedir. Tıp fakültelerini seçen insanların fedakarlık ve yardımseverlik özellikleri yüksek olmalı ve özellikle insan unsurunu merkeze koyan kişiler olmaları gereklidir.

    Hekimlik mesleği yeniliklere en açık mesleklerden biridir ve bilgi miktarı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple, bilgilerin sürekli güncellenmesi, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile hastalıkların tanı ve tedavisine yönelik yeniliklerin ortaya çıkarılması, koruyucu hekimlik alanında ilerlemeler kat edebilmek konusunda devlet politikalarının geliştirilmesi gibi alt başlıklarda toplanabilecek bir görev dağılımı içermektedir. Bu alanlarda hizmet etmek isteyen insanların doktorluk mesleğini seçmeleri kendileri, aileleri ve ülkemiz için önemlidir.

    Dünyada Tıp Fakülteleri

    Çeşitli ülkelerde uygulanan sistem ve eğitim süreleri farklı. Birçok ülkede doktorluk eğitimi fizik, kimya ve biyoloji ile ilgili derslerin yoğun olduğu iki veya dört yıllık ön hazırlık alınan bir okuldan sonra başlıyor ve buradan mezun olanların okuduğu dört yıl daha devam eden bir fakülte ile tamamlanıyor. Yurt dışında da ülkemizdeki Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)’na benzer uzmanlık sınavları bulunmaktadır. Burada seçilen branşın ihtisas süresine göre 3 veya 7 yıl daha eğitim görülerek uzmanlık eğitimi tamamlanmaktadır. 

    Tıp Fakültesi Sayısının Artması

    Kısa bir süre önce Türkiye’deki tıp fakültesi sayısı 35-40’lı rakamlarda iken günümüzde 68 olmuştur. Bu rakam hala hekim ihtiyacının yüksek olması sebebiyle yeni açılan devlet üniversiteleri ve vakıf üniversiteleri ile büyümüştür. 

    Doktorluk Mesleğinin Geleceği 

    Bizim işimiz hızla gelişen Türkiye’nin bireylerinin sağlıklı olmaları yolunda çaba gösterecek genç hekimlerimizin bedenen ve ruhen nitelikli bir şekilde yetişmeleri konusunda çaba göstermektir.

    Tıp fakültesi mezunlarının birebir temas ile hizmet verdiği ana unsur insan olduğu için, dünya var oldukça tıp fakülteleri ve doktorluk mesleği de kendini yenileyerek var olmaya devam edecektir. Gelecek ile ilgili kaygıları olan öğrencilerimizin bu noktada iki hususa dikkatlerini çekmekte fayda var: 

    Birincisi; tıp fakültelerinden 6 yıllık eğitim sonrası mezun olan öğrenci diplomasını aldığı sırada diğer 4 yıllık fakültelerden farklı olarak yüksek lisansını da tamamlamış olarak mezun oluyor. TUS adı verilen uzmanlık sınavında başarılı olamasa bile eğer isterse tıbbın temel tıp bilimlerinde direk doktorasını yaparak akademisyenliğe adım atabiliyor.

    İkincisi ise; uzmanlaşmak her geçen gün önem kazanmaya devam etmektedir. Geleceğin meslekleri olarak adlandırılan birçok meslek tıbbın alt dallarından türemektedir. Örnek vermek gerekirse moleküler biyoloji, biyoteknoloji, genetik ve doku mühendisliği gibi. Bu alanlarda öne çıkmak isteyen öğrencilerimiz için Tıp fakülteleri ve doktorluk mesleği ilk sıralardaki yerini her zaman koruyacaktır diyebiliriz.

    İstihdam

    73 milyonluk bir ülke olan Türkiye’de halen hekim başına düşen hasta sayısı 655 iken bu rakam Avrupa birliği ülkelerinde 300 civarındadır. Ülkemizin ilgili rakamları yakalayabilmesi için önümüzdeki en az 20 yıl boyunca daha hekim açığı olacaktır denilebilir.

    Hekimlik muhatabının direkt insan olduğu bir meslektir. Hızla gelişen Türkiye’mizin ekonomik anlamda bağlar kurmaya çalıştığı ülkelerden kısa bir süre sonra doktor ve hastane taleplerinin olacağı günlerin çok yakın olması öngörülmektedir. Dolayısı ile mezunlarımızın sadece ülkemizde değil aynı zamanda uluslar arası alanda da hizmet verebilecek bir meslek edinme konusunda yol aldıkları söylenebilir. Öğrencilerimiz alacakları eğitim sayesinde uluslar arası geçerliliği olan bir meslek sahibi olacaklardır. 

    Ülkelerin kalkınmışlığının en büyük ölçütlerinin bir çoğu arasında öncelikle sağlık ve onunla ilişkili kriterler gelmektedir. Bu açıdan eğer bir ülkede vatandaşlara verilen sağlık hizmetleri yeterince orjinalleştirilebilmişse o ülke dengededir. 

    Dünya İle Koordineli 

    Bu meslek sahibi insanlar ikinci bir eğitime tabi tutulmadan dünyanın birçok ülkesinde doktorluk yapabilmektedir. Birkaç ülkede ise girecekleri sınavlardan sonra mesleklerini uygulama imkanına sahiplerdir. 

    Doktorların yapabileceği işler

    Tıp fakültesi mezunları olan kişiler doktor ünvanı alarak mezuniyet sonrası kendi alanlarında uzmanlaşmaya devam edebilecekleri gibi günümüz Türkiye’sinde çok değişik iş kollarında da çalışabilmektedirler. Akademisyenlik, il sağlık müdürlüğü, başhekimlik, sağlık bakanlığı birimleri, belediye başkanlığı, milletvekilliği gibi.

    Kontenjan

    Türkiye’nin gerekli hekim sayısını yakalaması için daha uzun bir süre gerektiği söylenebilir. Bu nedenle bu meslek grubunda herhangi bir istihdam sorunu beklenmemektedir. Bazı fakültelerimizin kontenjanının gereğinden çok (300-400) olduğu dikkati çekmekte ve tıp eğitiminin ciddi yapılması gerektiği de dikkate alınırsa, bu kontenjanların makul olan sayılara indirilmesi ve eğitimin kalitesinin artırılması gereklidir. 

    Öğretim Üyesi

    Yeni kurulan bazı üniversiteler bazı branşlarda öğretim üyesi bulmakta zorlanabilmektedirler. TUS sınavında zorluk çekilen bu branşların kontenjan sayıları arttırılacak olursa öğretim üyesi açığı diye bir durum söz konusu olmayacaktır. Sağlık gibi bir alanda hizmet vermek üzere açıldığı yıldan itibaren üç yıl içinde öğrenci almaz ise hakkı sona eren özellikle vakıf üniversiteleri bu alan da zorluklar yaşamaktadırlar. Bu tarz fakültelere devletin birkaç yıl daha müsaade etmesi, bu alanda öğretim üyesi yetiştirmek için bir fırsat olarak kullanılabilecektir. 

    Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi

    Fatih Üniversitesi uluslar arası bir Türkiye markasıdır. Hastane olarak uzun yıllar hizmet veren fakültemiz 2008-2009 eğitim ve öğretim yılında lisans öğrencisi almaya da başladı. Şu an itibariyle dershane, kütüphane ve laboratuarlarımızı bünyesinde bulunduran dekanlık ve temel tıp bilimleri binamızda eğitim, uygulama ve araştırma faaliyetlerimize devam etmekteyiz. Daha önce kurulmuş tıp fakültelerine kıyasla herhangi bir eksiğimiz bulunmamaktadır. Öğrenci merkezli bir üniversiteyiz. Şimdilik lisans seviyesinde birkaç branşta da yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim yapıyoruz.

    Bir fakültede eğitimin olmasını sağlayan üç yapı vardır: öğrenci, öğretim üyesi ve mekan. 2010-2011 öğretim yılında yerleştirme sınavında ilk bine giren öğrencilerden 39’unun fakültemizi kazanmasıyla tavan puan açısından Türkiye birinciliğini elimizde bulundurmaktayız. Fakültemiz 24 profesör, 30 doçent, 37 yardımcı doçent, 10 uzman, 7 yandal araştırma görevlisi ve 103 araştırma görevlisi ile toplamda 211 kişi ile eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Kendi alanlarında en iyi eğitimi almış öğretim üyelerimizin birçoğunun uluslar arası bilgi ve tecrübeleri de söz konusudur. Fakültemizde öğrenci olmaya hak kazanan öğrencilerimizin bu bilim insanları ile değişik projelerde görev almasının, laboratuarlarımızda henüz öğrenci iken dahi kendi istekleri olduğu takdirde çalışmaları mümkündür. Temel tıp bilimleri binamızda 3 anfi, 4 derslik ve bir kongre salonu ve her branş için yeterince laboratuar bulunmaktadır.

    Öğrenci arkadaşlarımızın eğitim ve öğretim süreçleri boyunca bu mesleği en güzel şekilde özümseyebilmeleri için birinci sınıftan itibaren her dört öğrenciye bir danışman öğretim üyesi görevlendirilmiştir. İdareci ve öğretim üyeleri olarak öğrencilerimize kapılarımız sonuna kadar açıktır. 

    Yabancı Dil

    Üç branş öğretim üyemizle İngilizce eğitimi en iyi şekilde verilmeye çalışılmaktadır. 

    Aktif Eğitim Sistemi

    Pratiği olan derslerin önce teorik kısmı anlatılıyor sonra laboratuarlarda uygulamalı kısmı yapılıyor. Bazı derslerimizde ise öğrencilerimize konu başlıklarını dağıtarak onları aktif şekilde eğitime katıyoruz. Bu sistem dünyanın bir çok yerinde geçerli olarak uygulanıyor. Böylece öğrenilenler daha kalıcı oluyor. Mevcut uygulamalar öğrencilerin sosyal cesaretlerinin de artmasını sağlıyor. Öğretim üyelerimizin kapısı sürekli açık tutularak tıp fakültesinde nasıl okunur? Hangi ders için nasıl çalışmalıyım? Bu konuda tavır ve tutumum nasıl olmalıdır? gibi konularda rehber olunmaktadır. Bu konu yanında yapılan en güzel şey belkide öğrenci öğretim üyesi yakınlaşması sayesinde deontoloji veya meslek ahlakı denilen şeyi öğrencilerimizin en güzel şekilde almasını sağlıyoruz. 

    Seminer/Konferans/Panel/Öğrenci Kongresi

    Kongre salonumuz sayesinde gerek kendi öğretim üyelerimize, gerekse diğer üniversitelerden hocalarımıza konferans ve paneller düzenleyerek öğrencilerimiz ile buluşmalarını sağlıyoruz. Tıp dışı alanlardan da öğrenci klüplerimizin merak ettikleri, ilgilendikleri sahalardan bilim insanlarını fakültemize davet ederek onlarla bir araya geliyoruz. Henüz öğrenci almaya başlayalı üç yıl olmasına rağmen bu yıl ikinci öğrenci kongremizi düzenleyerek öğrencilerimizin başka ulusal ve uluslar arası üniversitelerden öğrenciler ile bir araya gelmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

    Eğitimin Bir Kısmının Yurt Dışında Olması 

    Erasmus denilen bir öğrenci değişimi programımız var. Kısa bir süre sonra avrupadan bazı tıp fakülteleri ile anlaşmalar imzalayarak öğrencilerimizin bazı stajları veya yarıyıl eğitimini yurt dışında almalarını sağlama yolunda gayretlerimiz olacak. Bu sayede yurt dışına giden öğrencilerimizi belki de o bir stajlık veya yarıyıllık tecrübe bazen hayatınızda bir dönüm noktası olabilir diyerek teşvik de etmeyi düşünüyoruz. 

    Tıp Eğitimi Alacak Öğrencinin Seçimi

    Hangi öğrenci doktorluğu tercih etmeli sorusunun cevabı uzun vadede eğitim dünyasında yer alan tüm uzmanları ve kurumları ilgilendiriyor. Ama biz bu alandaki problemlerin zaman içinde çözüleceğini düşünerek kısa vadede öğrencimizin devam etmekte olduğu okul ve dershanesindeki rehber öğretmenlerini işaret ediyoruz. Bu branştaki hocalarımızın doktorluk mesleğine en yatkın öğrencileri tıp fakültelerine yönlendireceğine inanıyoruz.

    Mezuniyet Sonrası

    Öncelikle her tıp mezunu ne yapıyor ise bizden mezun olanlar da aynı mesleği yapabilecekler. Ancak biz öğrencilerimizi daha öğrencilikleri sırasında mezuniyet sonrası uzmanlık yapabilecekleri alanlarla tanıştırmaya yönelik bir yaklaşım içerisindeyiz. Çünkü sağlık alanındaki gelişmeler hızla ilerleme kat ediyor. Günümüz dünyasında yeni yeni meslek sahaları olarak ortaya çıkan alanlar tıp alt branşlarından çıkıyor. Yine eğitim ve öğretimleri devam ettiği sırada yabancı dili sorun olmaktan çıkaracak şekilde programlar uygulayarak uluslararası alanlarda görev yapabilecek niteliklerde yetiştirmek istiyoruz. Bu yüzden de üniversitemizin uluslararası ilişkiler bölümü ile sıkı bir ilişki içerisinde olmaya gayret ediyoruz. İkincisi öğretim üyesi olma potansiyeli taşıyan arkadaşlarımızın gerek yurt içi gerekse yurt dışı sınavları kazanarak ihtisas veya doktora yapmalarını istiyoruz. 

    Öğrencilere Tavsiyeler

    İlk olarak söyleyebileceğimiz gittikleri dershanenin veya okullarının rehberlik servisleri ile iletişim halinde olup bu alana yeteneklerinin olup olmadığını öğrenmeleri olacaktır. Çünkü sevmek ve ilgi duymak farklı, tıp fakültesinde öğrenci olup sonuna kadar okuyabilmek farklı şeylerdir. Üniversite giriş sınavında öğrencinin puanı tıp fakültesine girmeye yetebilir ama burada ailelerden ve öğrencilerden ricamız öğrencinin, alana hem ilgisi hem de yeteneği varsa tıp fakültesi tercihi yapması olacaktır. Kısaca hekimlerin genel özelliklerinden bahsetmek öğrenci arkadaşlarımızın bu meslek benim için uygun mu değil mi karşılaştırmalarına yardımcı olacaktır. Hekimlerin genel özellikleri:

    *İnsanı seviyor olmaları,

    *Yeniliklere, bilimsel gelişmelere açık olmak ve ayak uydurabilmek, araştırmacı bir ruha sahip olmak,

    *Aileleri istediği için değil, kendileri istediği ve sevdiği için tıp fakültesini tercih etmek,

    *Ezberci değil mantıksal-matematiksel zekaya sahip olmak,

    *Sabırlı ve azimli olmak da göz önünde bulundurulması gereken özelliklerindendir diye söyleyebiliriz.

     

    Bir de, her ne kadar sayısal alandaki tercihler ile tıp fakültelerine girilebilse de, bu meslek icra edilirken insanla birebir ilişki içinde olmayı gerektirdiği için kişinin sosyal yönünün de kuvvetli olması beklenir. Tıp ilmi, biyoloji dediğimiz büyük alanın içerisinde insanla ilgili bölümde yer almaktadır. Bunun için de öğrencilerimizin biyoloji bilimini seviyor olmaları da fakülte hayatlarının çok daha verimli ve başarılı geçmesine neden olacaktır. Sevilerek okunan bir fakültenin mezunları daha sonra görevlerini icra ederken de hem zorlanmayacaklar hem de işlerini severek yaptıkları için her yerde ve her devirde aranan eleman olacaklardır. 

    Neden Fatih Üniversitesi?

    Birincisi, sağlık ile ilgili birimlerimizin başkentte olması önemli avantajlar sunuyor. İkincisi, 15 değişik  ülkeden yaklaşık 45 civarında yabancı öğrencimiz var. Bu durum öğrencilerimizi birbirleriyle kaynaştırıyor. Daha öğrencilik yıllarında bir başka ülke hakkında bilgisini artırma yolunda ilerleme kat edebiliyor. Bir dünya üniversitesi olarak Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde de bu olguyu yaşamamıza vesile oluyor. Bu durum sayesinde, birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini her gün görev yapmakta olduğumuz binamızda an be an yaşıyoruz.

    Diğer büyük şehirler ile karşılaştırıldığına mevcut metro ağı sayesinde trafiği nispeten rahat olan Ankara’da sürekli ring seferleri ile hizmet vermekte olan araçlarımız sayesinde tıp fakültemize ulaşım oldukça kolaylaştırılmış durumdadır. İsteyen öğrencimiz yurtlarda kalabiliyor. 

    Fatih Üniversitesi hepimizin bildiği üzere pek çok alanda kendini kanıtlamış, uluslar arası bir üniversitedir. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi de bu rüzgarı arkasına almış genç bir fakülte. Fakültemizin en önemli avantajlarımızdan birisi genç ve işini severek yapan bir kadroya sahip olmasıdır. Öğrencilerimiz aradıkları bilgiyi belki her yerde bulabilirler ama onlara en çok gerekli olduğuna inandığımız ilgiyi bizim fakültemizde bulacaklardır.

    Fakültemiz 24 profesör, 30 doçent, 37 yardımcı doçent, 10 uzman, 7 yandal araştırma görevlisi ve 103 araştırma görevlisi ile toplamda 211 kişi ile eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Kendi alanlarında en iyi eğitimi almış öğretim üyelerimizin birçoğunun uluslar arası bilgi ve tecrübeleri de söz konusudur. Fakültemizde öğrenci olmaya hak kazanan öğrencilerimizin bu bilim insanları ile değişik projelerde görev almasının, laboratuarlarımızda henüz öğrenci iken dahi kendi istekleri olduğu takdirde çalışmaları mümkündür.

    Kendi kendine yetebilen oldukça modern bir binada eğitim yapılmaktadır. Yemekhanesi, kütüphanesi, toplantı salonları, derslik ve amfileri günümüzün modern anlayışıyla donatılmıştır. Tıp Fakültemizin Ankara’da olması nedeniyle Başkentte yaşıyor olmanın değişik avantajlarından da öğrencilerimizin istifadesi söz konusudur. Henüz genç bir fakülte olmasına rağmen düzenlenen öğrenci kongreleri ile kendi öğrencilerimizin diğer tıp fakültesi öğrencileri ile diyalog kurmalarının önü açılmıştır. Gerek tıp alanında, gerekse tıp dışı alanda yurt içinden ve yurt dışından adı öne çıkan kişilerin fakültemiz konuğu olarak davetleri sağlanmakta ve toplantı salonunda öğrencilerimizin değişik konularda bilgi ve görgülerinin artması için aktiviteler düzenlenmektedir. Fakültemizde öğrenci ve öğretim üyelerinden oluşan kulüpler kurularak, geleceğin genç bireyleri olacak  meslektaşlarımıza hayata dair, hayatın içinden tecrübeler aktarılmaktadır.

    Tıp fakültemiz ve doktorluk mesleği ile ilgili konularda bilgi almak isteyenler için öğrenci işlerimizin e-mailini aşağıda veriyoruz. Cevabı merak edilen sorular en uygun branştaki hocalarımıza yönlendirilerek cevaplandırılacaktır.

    Fakültemiz tıp öğrencileri acaba bu mesleği neden seçtiler, nasıl bir açıklamada bulunabilirler diye sözü burada öğrenci arkadaşlarımıza bırakıyoruz?

    Betül AKDAĞ

    Tıp fakülteleri çeşitli nedenlerle tercih edilmektedir. Kendimden örnek vermeye çalışayım. Benim tıp fakültesini seçmemdeki en büyük neden insanlara yardım etmeyi bir borç olarak görmemdir. Farklı eylemlerle insanlara yardımda bulunabilirsiniz. Doktor olmak şart değil diye düşünülebilir. Fakat insanların yenemeyeceği en büyük sıkıntı hastalıktır. Buna çare olabilen, az da olsa içinde bulunulan durumu hafifleten kişiler doktorlardır. Herhangi bir hastalığa çözüm bulmak, insanları hastalıklar yüzünden bulunduğu çaresizlikten çıkarmak, küçük bir 'Allah senden razı olsun doktor hanım' cümlesini duymak benim görüşüme göre dünyadaki en büyük huzur ve mutluluktur. Maneviyatının yanı sıra tabi ki günümüzde iş garantisi olan ve alınan maaş sayesinde insanların yaşam kalitesini artıran, saygı duyulan bir meslektir. Ayrıca tıp fakültesini tercih eden bir çok öğrenci okumayı, yeni bilgiler öğrenmeyi, öğrendiği bilgileri uygulamayı sevdikleri için bu bölüme girmektedirler. 

    Anılcan KARAHAN

    Bilindiği üzere tıp fakülteri Türkiye'nin en yüksek puanlı tercih edilen fakülteleri. Ben bunun bir numaralı tercih sebebinin yüksek maaş ücretleri ve garanti meslek olmasından ötürü olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde ki işsizlik oranı, eğitim ve diğer fakültelerdeki insanların iş bulamaması ve ülkemizde ki doktor açığını düşündüğümüz zaman Tıp fakülteleri daha cazip durmaktadır. Bir diğer grup ise İnsanlara şifa vermenin, insanların dualarını almanın çok değerli olduğunu düşünmektedir. Sağlığına kavuşmasına aracı olduğu bir kişinin ''Allah razı olsun'' demesi çok şey ifade etmektedir. Kutsal bir meslektir, toplumda saygı duyulan bir iştir. Başka bir neden olarak da insan vücudunun uyandırmış olduğu merakın tıp bilimine ilgiyi artırdığını düşünmekteyim.

    Fazilet GÜLER

    Nomalde fizik, matematik ve bilgisayarla aram tıp derslerine göre daha iyiydi hala da öyle. ÖSS’ye girdikten sonra tercih yaparken düşündüğüm bayan olarak mühendislikte yapamayacağımdı. Öğretmenlik ve diğer alanlarda ailemi muhtemelen ikna edemeyeceğim için doktor olmayı seçtim. Başlangıçta tıbba sadece klinik doktorluk açısından bakıyordum. Tıp fakültesine başlayıp dersleri gördükten sonra tıbbın sadece klinik yönü olmadığını fark ettim. Burada görmüş olduğum temel tıp bilimleri hocalarım sayesinde fiziği ve bilgisayarı çok seven bir doktor olmak ve yeni doktor adaylarını yetiştirmek ve tıbbın bana daha uygun laboratuara yakın alanlarıyla ilgilenmeyi düşünüyorum. Şu anda ikinci sınıftayım ve şu anladığımı gördüm: tıp tercih edilebilir. Çünkü içinde birçok meslek alternatifi barındıran bir fakülte tıp fakültesi. Hem klinik sahada, hem akademisyenlik sahasında, hem de genetik gibi laboratuar çalışmalarının yapılabildiği sahalarda çalışmak bu fakülte mezunu olmak sayesinde mümkün görünüyor. 

    Tıp Fakülteleriyle ilgili Taban - Tavan puanları ve netleri incelemek için lütfen Tıklayınız

    Yazar : Prof. Dr. Şenol DANE    7503 Kez Okundu

    YORUMLARINIZ

    Bu yazı hakkında henüz bir yorum bulunmamaktadır.

    Yorum Yazın


  • Yazarın Diğer Yazıları


  • Neden Tıp Fakültesi
  • Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

    Puan Hesaplamaları ve Analizler
    2010 YGS Sonuçlarına Göre Lise Analizleri
    2011 - 2010 Bölümlerin Puan Karşılaştırmaları
    2011 - 2010 SBS Taban Tavan Puan Kıyaslamaları
    2011 YGS-LYS Puan Hesaplaması
    2011 SBS Puan Hesapla
    Sponsorlar
    Fatih Üniversitesi
    Sabah Dershaneleri
    Fem Dershaneleri
    Fatih Koleji
    Anafen Dershaneleri
    Mammamia
    Medya
    Kariyer Penceresi TV
    Dergi
    Destek
    Destek İletişim Bilgileri
    E-Dergimizden Haberiniz Olsun
    Neden E-Dergiye üye olmalıyım ?
    Bilgi güvenliği ve gizliliği